22-Yaşam ve Yarışma » Makalelerim » Kadri Kanpak
TRTURKISH
22-Yaşam ve Yarışma

İNSAN KAPASİTESİ


IQ (bilişsel zeka = algılama, işlem, hafıza, boyut gücü) ve EQ (duygusal zeka = karar kriterleri, davranış biçimi, direnç gücü ) kapasitesi, yetenekleri, iskeletinin ve kaslarının gücü, organlarının fonksiyonel yapısı, estetik yapısı bir insanın kapasitelerinin göstergeleridir. Esas olan insanın sahip olduğu şartlardan şikayetçi olmamasıdır. Ortalama insan kapasitesinin üstünde bir kapasiteye sahip olmasına rağmen, kendi oluşturduğu yüksek kritere göre düşük kalmaktan ötürü gereksiz yere kendini mutsuz kılan insanlar vardır.


Ebeveynlerin yapmaları gereken çocukların kendi tercihlerini yapma düzeyine gelmesinden sonra, bireyin tüm kapasitelerini bilimsel yöntemlerle belirleyip en yalın haliyle kendisine anlatarak kapasitelerine uygun alternatifler sunarak, birlikte tartışma yöntemini kullanarak rasyonel seçimler yapmasına yardımcı olmaktır.


Bireyin tercihlerini demokratik şekilde yapmasına müsaade etmemek, sürekli baskı altında tutarak dayatmalarla tercih yapmasına neden olmak, kişiliksiz değişken kararsız bir kişiliğin oluşmasına yol açmaktan başka bir işe yaramayacaktır.


YAŞAM VE YARIŞMA


Algılayabildiğim dünyada; yaşamı bir hiç, geçirilmesi gereken bir zaman dilimi, ritmli-molalı serbest bir yürüyüş, yarış veya ihtiras olarak algılayan insanlar vardır. Yarışma; mesafesi ve hedefi belli, kuralları olan bir süreçtir. Oyunun kuralının dışına çıkma şansınız yoktur. Ritmli, molalı serbest yürüyüş ise; zorlanmadan, yol sapaklarında istediğiniz yöne sapabileceğiniz, mola verebileceğiniz süreçtir. Yürüyebildiğiniz kadar yürürsünüz. Yaşamı ritmli molalı bir yürüyüş olarak algılayanların dışında kalanların niye yaşadıklarını net tanımlayamadıklarını, detayları fark edemediklerini düşünüyorum. Yaşamı hiç olarak algılayanların kendileri de bir hiçtir. Boşa geçirilmesi gereken bir zaman olarak algılayanların yaşamı boş ve tatminsizdir.


Yaşamı yarış olarak kabul edenler, yarışacak bir ortam bulamadık-larında veya yarışacak güçleri kalmadığında yaşamları anlamsız hale gelir ve ölmeden psikolojik ölümü kabul etmek zorunda kalırlar. yaşamı ritimli, molalı serbest bir yürüyüş olarak kabul edenler biyolojik yaşamlarının sona ermesine kadar hayatta var olurlar. Yarışma ve ritimli, molalı yaşam anlayışlarının dışında kalanları değerlendirmeye gerek yoktur, onlar kendi haline bırakılmalı. Yarışanlar aynı hedefe koşmak zorundadır, serbest yürüyenler ise gerektiğinde hedef değiştirerek daha başarılı doygun sonuçlara ulaşabilirler.


Yaşamı ritimli, molalı serbest bir yürüyüş olarak kabul eden bilince ulaşıldığında neler olabileceğini düşünelim. Ebeveynleriniz sizi bir şekilde hayata getirmişler ve siz, izleme okuma yazma çabasıyla eğitimiyle yaşamı en somut haliyle algılamaya başlıyorsunuz. Ne siz birilerinden süratlisiniz, ne de bazıları sizden süratli. Ne ileride olduğunuz için sevinin, ne de geride olduğunuz için üzülün, çünkü her bir insan bilinmeyen bir çok faktörün ürünüdür. Herkes birbirinden farklıdır, herkesin güçlü ve güçsüz olduğu yanları vardır, mesele her bireyin güçlü olduğu yanının ortaya çıkmasının, belirlenmesinin sağlanması ile o yolda ilerlemesine destek verilmesidir. O şartlarda bile ileride ve geride olanlar olacaktır. Yarışmak kişinin yetenek-lerini tam kullanmasına engeldir. Gelişim için bireyin yarışacağı tek kişi vardır o da kendisidir. Her gün ne kadar ilerleyebiliyorsa, birikimleri ile toplumda ne kadar etkin olabiliyorsa, o kadar vardır. Bazı insanlar toplumun genelinden önde oldukları için yaşadıkları dönemde yokturlar, yaptıkları ile öldükten sonra fark edilirler. Bu kişiler yaşarken bir hiç olarak görülebilirler ve bundan hiç rahatsız olmazlar, çünkü kendilerini doğru tanımlayıp ne yaptıklarının farkındadırlar.


Kadri KANPAK

yükleniyor..