03-Geleceği Planlamak (RÖNESANS) » Makalelerim » Kadri Kanpak
TRTURKISH
03-Geleceği Planlamak (RÖNESANS)


Bilinçli yaşamak; yaşamı planlamak, geleceği program layabilmektir.


Doğmak, öğrenim öncesi yaşam, ilköğrenim, lise öğrenimi ve hatta yüksek öğrenim bireyin kendi inisiyatifinin dışında olabilir. Bireyin olgunlaştığının temel göstergesi, bireyin kendi tercihlerini yapabilme, o şartları tamamlama gücünü elde ettiği zamandır. Bu 12, 15, 18, 25, 30 hatta 40 yaş bile olabilir. Hangi yaşta olunursa olsun, geleceğini planlama şartlarını oluşturan birey, uzmanların desteğinde kendisiyle ilgili bir durum analizi yaparak, kendi tercihleriyle yaşamını yönetmesi; daha doygun çizgiye çekmesi mümkündür. Bu durum hangi yaşta gerçekleşirse birey o yaşa uygun değerlendirmeler yapmak zorundadır. Bireyin bulunduğu yaşa göre karşılaşacağı olası durumları şöyle özetleyebiliriz:


12 YAŞ: Bu yaşta geleceğini planlama özgürlüğüne kavuşan birey çok şanslıdır. Çünkü boşa gitmiş bir zamanı olmamıştır. Bireyin kimliğinin oluşumu için gerekli olan; sağlıklı yaşam, beyin kapasitesi, psikoloji, sosyoloji, cinsel yaşam, şahsın hukuku, ve meslek seçimi başlıklarında eğitim alması, bilincinin oluşması ve öngörüde bulunması mümkündür.


15 YAŞ : Bu yaşa kadar altyapı oluşturulmamış ise ergenlik dönemi bunalımları ile tanışacaktır. Ancak fazlaca vakit kaybedilmemiştir. Kaybolan zamanı telafi ederek doğru bir manevra yapılabilir.


18 YAŞ : İlk ve orta öğrenim bitmiş, ergenlik dönemi geçilmiş ve artık cezai ehliyete sahip bir yaşa gelinmiştir. Hukukun sorumlu davranış özgürlüğü tanıdığı ve sorumlu tuttuğu yaştasınız. Ergen siniz, ceza ehliyetiniz ve hatta otomobil ehliyetiniz var ama, aileniz size özgür yaşam, devlette size seçilme ehliyeti vermiyor. Çünkü aileniz ve devlet, sizi hayata tam hazırlamadıklarını biliyorlar. Sizi biyolojik olgunluk ve yüksek öğrenimi tamamlama yaşına kadar idare etmeye çalışıyorlardır.


Aile ve devlet açısından bu durum normal karşılanmamalı. 15 yaşında doğa bireye cinsel yeterlilik, 18 yaşında birey hukuken cezai ehliyete kavuşmasına rağmen, aile bireyi 25 yaşında tanımak istiyor, devlette seçilme yetkisini 30 yaşında veriyor. Ergenliğinden 15 yıl, ceza ehliyetinden ve seçebilme yaşından 12 yıl sonra.


25 YAŞ: Büyük ihtimalle yüksek öğrenim de tamamlanmıştır. Eğer oluşan kimliğinize aykırı bir eğitim almış iseniz fazla üzülmeyin, ancak geç de kalmayın. Hemen kendinize uygun bir işe yönelmek için master programı veya meslek değişim kursu araştırın çünkü ülkemizde aldığınız lisans eğitimi uygulamayı fazla etkilemiyor. Kariyer için gerekli uygulama bilgileri, iş ortamında sıfırdan verilmeye başlanıyor. Ancak mesleğine uygun lisans eğitimi görmüş diğer bireylere karşı şansınız biraz azdır. Ama Meslek değiştirebilirsiniz. Yaşam partnerinizi, hobilerinizi, sosyal ortamlarınızı değiştirmek için henüz geç kalmış sayılmazsınız. Daha önünüzde yaşanacak yaklaşık 50 yıl daha vardır.


30 YAŞ : Meslek hayatına başlamış belki de evli birisiniz. Kendinizle barışık iseniz diyecek bir şey yok. Eğer çatışmalar içinde iseniz o zaman oturup iyice bir düşünün ve içinde bulunduğunuz şartları (edindiğiniz tecrübelerle) kökten ters yüz edecek cesareti gösterin, kendinizle barışın. Önünüzde yaşadığınız yaştan daha fazla, yaklaşık 45 yıllık yaşama şansınız var. Oturun kimliğinizi gözden geçirin. Mesleğinizi, birlikteliğinizi, hobilerinizi, sağlığınızı velhasıl yaşamınızı oluşturan her şeyi. Kendinizi farklı bir yaşama hazırlayabilir, kalan ömrünüzü barışık geçirebilirsiniz.


35 YAŞ: Dante gibi ortasındasınız yolun, nasıl isterseniz öyle yapın. Yaşamın en yoğun döneminde olabilirsiniz. Belki aynaya bakacak zamanınız bile yoktur. Ya tırmanıyorsunuz ya da boğuşuyorsunuz. Tırmanıyor iseniz sürat aşırı felakettir. Boğuşuyor iseniz aynaya bakmaktan çekinmeyin, hafif dökülmüş saçınızı tarar gibi, olgunlaşmış kişiliğinizi de tarayabilir, düzeltecek bir yol bulabilirsiniz.


45 YAŞ : Nasılsınız bilemiyorum ancak, barışık iseniz süper, kargaşada iseniz yeniden doğmak için uzatmaları kullanıyorsunuz. Belki de kargaşadan hoşlanıyorsunuz. Tercih sizin.


Bireyin kendini ortalama 3 yılda yenileyebileceğini izliyorum. Hangi şartlarda olursanız olun, gelecekteki günlerinizi güzelleştirmek kazançtır. Yaşam envanterinizi çıkarıp öz eleştiri yapmaktan çekinmeyin. Belki detaylarda yakalayabileceğiniz küçük bir ayrıntıyı düzeltmeniz yaşamınızı kökten değiştirecektir.


Özetle; yaşamın neresinde olursanız olun, ölümünüze kadar olan muhtemel süre geleceğinizdir, nasıl yaşamak istediğinizi kendinize sorup yanıtlamanız kalan ömrünüzü daha doygun yaşamınızı sağlayacaktır.


Yaşamı değiştirmek için her zaman her şeyi kökten değiştirmek gerekmeyebilir, yapacağınız analiz ve ekser sizlerle sadece bakış açınızı değiştirerek daha pozitif yaşamayı sağlayabilirsiniz.


Kadri KANPAK

yükleniyor..